Okulda beni gördüğünde hafifçe gülümsüyordu. Voleybol oynadığımız günden sonra ilk kez gerçekten konuşmuştuk. Bana her gülümsediğinde kalbim sanki göğsümü yumruklayacakmış gibi hızla atıyordu. Yanaklarım ısınıyor, ne yapacağımı bilemiyordum. Ama bu his... tarif edemeyeceğim kadar güzeldi. Hiç bitmesini istemiyordum.
Garip olan ise şuydu...
Saatlerce mesajlaşan biz, ertesi gün okul koridorunda karşılaşınca sanki birbirimizi tanımıyormuşuz gibi davranıyorduk. Defalarca telefonun başında kahkahalar atarak konuşuyorduk ama okulda en fazla bakışabiliyorduk.
Ben de hiçbir zaman,
"Neden okulda konuşmuyoruz?"
diye sormadım.
Çünkü vereceği cevaptan korkuyordum.
Ya konuşmak istemediğini söylerse?
Ya bütün bunlar benim düşündüğüm kadar özel değilse?
Bazen bazı soruların cevabını öğrenmektense, merak etmeye devam etmek daha kolay geliyordu.
Bir gün Yiğit yazmamaya başladı. ben yazdığımda ise cevap vermiyordu. Cevap verdiğinde ise çok kısa bir şekilde yazıyordu.10Please respect copyright.PENANAGztUgVCorI
Ne olmuştu birden?
Okulda da hiç bakmamaya başlamıştı. Artık hiç yanımızdaki banka oturmadılar.
Neden böyle olduğunu anlamadım fakat canımı çok yakıyor, iştahımı kaçırıyordu. Bu durum 2 ay boyunca devam etti. Bir gün profiline girmek istedim. İçime doğdu çünkü.
Profiline gittiğimde yeni bir gönderi paylaştığını gördüm.
10Please respect copyright.PENANAgxvvFjN5s8
10Please respect copyright.PENANALcEiE7j3jY


